Belgelerim

25eylul2016_zambra
“Tahminimce yine o anda bütün dini duygularım da uçup gitti. Bir daha hiçbir zaman Tanrı’nın varlığına ilişkin oyalayıcı mantık yürütmelere girişmedim, belki de sonradan içtenlikle, sadakatle ve mutlak şekilde edebiyata inanmaya başladığımdandır.”
Belgelerim’den

Bazı insanların hikâyeleri, onları hiç tanımasanız bile, sizin için çok tanıdıktır. Aynı coğrafyayı ve aynı zamanı paylaşsaydınız çok benzer hayatlar yaşayabileceğinizi düşünürsünüz. Aynı sıradışı alışkanlıklara sahip olmanız, kendinizi aynı kelimelerle ifade etmeyi tercih edecek olmanız başka bir büyü yaratır. Bu bazı insanlar bazen yazardır. Ve bu bazı yazarları açıklayamayacağınız şekilde diğerlerinden çok daha fazla seversiniz.

Alejandro Zambra kendi adıma bu yazarlardan biri oldu benim için son birkaç yılda. Kitaplarla aramdaki ilişkiyi de bir ölçüde değiştirdi. Önce anlamsızca uzun romanlara saplanmış olan okurun kısa metinlerden de zevk alabilmesini, küçük ama yoğun ya da küçük ama ağır romanların dünyasına girebilmesini sağladı. Daha sonra ise bu yazıya konu olan kitap sayesinde, öyküyü sevmeye başlamamı değil belki o bir başka hikâye, ama bu sevgi sürecinin tamamlanmasını sağladı. Bütün bunların en temel nedeni kitaplarında kendi hikâyelerimle ve kafamdaki hikâyelerle akıl almaz paralelliklerle karşılaşıp durmam oldu sanırım. Belki biraz da “harika bir hayal gücü değil ama gerçekten iyi bir hafızası olması”.

Belgelerim Latin Amerika’nın bize bahşettiği genç ama güçlü seslerden Alejandro Zambra’nın ilk üç romanının ardından yayımlanan öykü kitabı. On bir kısa öyküyü barındıran bu kitap bize yazarın her zaman anlamak istediği bir yer Şili’nin* ve Şilili insanların kısa ve nahif hikâyelerini anlatıyor. Zambra yapmak istediğini başarıyor ve öykülerinde ülkesini yoksul ve kederli geçmişini ve bugününü ölçülü temaslarla birbirine bağlıyor, coğrafyayı ve karakterleri birbiriyle bütünleştiriyor. Bu aslında önceki kitaplarında da genelde yaptığı bir şey, belki küçük ve uçarı bir novella diyebileceğimiz Bonsai’yi bu genellemenin dışında tutabiliriz.

0000000708940-1Her biri güzel, ama bazıları gerçekten çok güzel, sahici hikâyeler bunlar. İçinde kendi buruk zaferler ve görkemli yenilgiler koleksiyonunuzdan birçok parça bulabileceğiniz hikâyeler. Kimi zaman Pinochet döneminde Ulusal Enstitü’deki çocukların hikâyesi anlatılıyor, kimi zaman yakın geçmişte bir kişisel bilgisayarın başından geçenler, kimi zaman ise bir sigara tiryakisinin sigarayı bırakma maceraları, kimi zaman bir baba ile oğlunun ve bir kedinin hikâyesi. Birbiriyle bağlantıları olmayan öyküler bunlar, arka kapakta da yazdığı gibi âdeta on bir kısa roman olan on bir kısa öykü.

Bütün öyküler güzel, ancak bazı öyküler gerçekten çok güzel demiştim, kendi adıma bunları saymam gerekirse: Camilo, Dünyanın En Şilili Adamı, Doğru mu Yanlış mı? ve Aile Hayatı diyebilirim.

Aile Hayatı aynı zamanda Zambra’nın ilk romanı olan Bonsai ile aynı kaderi paylaşarak Şilili genç yönetmen Cristian Jimenez tarafından sinemaya uyarlanmış.

“Lütfen Hernan’a kendi kalemize attığım gol için özür dileğimi söyle. Söyleyeceğim diye yanıt veriyorum. Ayrılırken bana sarılıyor ve kederle ağlamaya başlıyor. Hikâye böyle bitemez, diye düşünüyorum, baba Camilo’yla ölmüş oğlu için, aslında kendisine neredeyse yabancı oğlu için ağlarken. Ama böyle bitiyor.”
Camilo’dan

Kitap Zambra’nın Türkçedeki önceki kitapları Bonsai, Ağaçların Özel Hayatı ve Eve Dönmenin Yolları gibi Notos Kitap tarafından yayımlanmış, çeviri ise Çiğdem Öztürk imzasını taşımakta. Bir gün oturup üst üste birkaç güzel öykü okumak isterseniz, mükemmel bir tercih.

Oğuzhan M. Şahin

* – https://oggito.com/alejandro-zambra-imge-her-seydir-08201736096

Tarih Yazar Oğuzhan M. Şahin in KİTAP Yorum Yap

Yorum Yap