Belgelerim

"Tahminimce yine o anda bütün dini duygularım da uçup gitti. Bir daha hiçbir zaman Tanrı'nın varlığına ilişkin oyalayıcı mantık yürütmelere girişmedim, belki de sonradan Devamı

Söyleşi: Ahmet Büke

  Çok sevdiğimiz Ahmet Büke ile bir söyleşi yaptık. Lafı uzatmadan sizi söyleşi ile baş başa bırakıyoruz. Birkaç yıldır "Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi" adı altında on8blog'ta yazmaktasınız. Devamı

Tatar Çölü

Yazgı ne kadar gerçektir? Gerçekten dünyada şu ana kadar yaşamış o kadar insan belirli bir senaryoya bağlı kalarak mı yaşadı? Yani kimse biraz daha Devamı

Son Zamanlarda Ne Okudum

Merhabalar. Düşündük de, belki böyle belirli aralıklarla toplu bir şeyler yazsak güzel duracak. Bir yerden başlayalım dedik; ilk de ben yazayım dedim. Bundan sonraki yazılarda Devamı

Keçi Dağı

Keçi Dağı, Alaska yerlisi bir ABD vatandaşı olan David Vann'ın 2013 yılında yayımlanan romanı. Türkçeye çevrilip ülkemizde yayımlanması ise 2014 yılının sonuna doğru, Eylül Devamı

Belgelerim

"Tahminimce yine o anda bütün dini duygularım da uçup gitti. Bir daha hiçbir zaman Tanrı'nın varlığına ilişkin oyalayıcı mantık yürütmelere girişmedim, belki de sonradan Devamı

KİTAP

Simülakrlar ve Simülasyon

Özgün adı: Simulacres et Simulation

simülakrlar ve simülasyonSimülakrlar ve Simülasyon; 20. yüzyılın önemli sosyolog ve filozoflarından Jean Baudrillard‘ın, ismiyle özdeşleşmiş simülasyon ve hipergerçeklik kuramını açıkladığı kitabı. 1982′de yayımlandı, ülkemizde ilk kez 2003′te Doğu Batı Yayınları tarafından Sosyoloji Kitapları dizisi kapsamında basıldı.

Postmodern bir filozof-sosyoloğun en öne çıkan kitabından bekleneceği gibi, Simülakrlar ve Simülasyon’u okumak dikkat ve uğraş isteyen bir süreç. Türkçedeki ilk baskısının vasat çevirisi işi daha da zorlaştırıyor ancak Baudrillard’ın zengin mecazları, antik ve modern zamanlardan örneklemleri ve tezlerinin içeriğini sık sık maddeleyerek kolay anlaşılır bir hale getirmesi okuyucuya bu karmaşık kuramı anlamasında yardımcı oluyor.

simulacra & simulation in matrixBilen bilir, bu kitap Matrix üçlemesine ilham kaynağı olan kitap. Wachowski kardeşler çekimlerden önce Keanu Reeves’e filmin felsefesini daha iyi anlaması için kitabı okumasını önerdiği gibi, kitap filmde birkaç saniyeliğine de görünmekte.

Baudrillard’ın yalın tanımıyla simülasyon, bir kökenden yoksun bir gerçeğin modeller aracılığıyla türetilmesidir. Ancak, simüle etmek ‘-mış gibi yapmak’ ya da gizlemek demek değildir, çünkü bunlarla gerçeklik arasında her zaman açık seçik bir fark bulunur. Oysa simülasyon gerçek ile sahte ve gerçek ile düşsel arasındaki bu farkı yok etmeye çalışır ve aslolanın yerini alır. Simülakrlar ise bu sürecin maşalarıdır. Gerçeğin simülasyonu, gerçeğin yerini aldığında, asıl gerçek unutulur ve yok olmaya yüz tutar.

Baudrillard, kitabında televizyon, sinema endüstrisi -özellikle bilim kurgu-, eğlence ve alışveriş merkezleri, şehrin dört bir yanını kuşatıp toplu taşımalarda tutunduğumuz plastik parçalarına kadar girmiş reklamlar ve tanıtımlara kadar birçok örnek ile simülasyon kuramını, bir şeyleri gizleyen göstergeler aşamasından gösterilecek bir şey kalmadığını gizleyen göstergeler aşamasına geçişi, yalan dünyamızı anlatıyor. Okuyucuyu günlük hayatta yaptıklarını ve tanık olduklarını durup düşünmeye, işleyen düzeni, inandığı değerleri, gördüklerini ve göremediklerini sorgulamaya itiyor.

9/10

Ayşenur Alkan

Tarih Yazar degbek in KİTAP, SOSYOLOJİ Yorum Yap

Saygı

Bugün sizlere bahsedeceğim kitap: Saygı.

Saygı

London School of Economics gibi prestijli okullarda profesörlük yapan sosyolog Richard Sennettın yazdığı kitabı İngilizceden çeviren kişi Ümmühan Bardak. Toplumdaki eşitsizliğin yarattığı kendine ve karşılıklı saygı sorunlarından bahseden kitap, 2005 yılında Ayrıntı Yayınları‘nın İnceleme serisinden çıkmış.

Dört kısma ayrılan kitap sırasıyla saygının kıtlığı, anlamı, eşit olmayan yetenek, bağımlılık, merhamet, bürokratik saygı, refah devleti, karşılıklılık, dışarıya açılmış karakter ve saygı siyasetinden bahsediyor.

Kitabı yazarken kendinden önceki sosyolog ve düşünürlerin eserlerinin yanı sıra, çocukluğunu geçirdiği Cabrini Green toplu konut projesinden, bir sosyal hizmet uzmanı olan annesinden, müziğe olan yeteneği ve bu yeteneğin kaybından, Harvard’da David Riesman ve Erik Erikson gibileriyle yaptığı çalışmalardan da faydalanan Sennett, rahat ve açıklayıcı bir dille şu ana kadar neden saygıyı elde edemediğimizi anlatıyor.

Yazar, fikirlerinin daha iyi anlaşılması için bol bol örnek vermekten, benzetmeler yapmaktan çekinmiyor. Okurken, yaşamın tüm cephelerinin kendimize ve başkalarına duyduğumuz saygıyı nasıl etkilediğini, çok çarpıcı bir biçimde anlıyoruz. Eşitsizliğin kaçınılmazlığı ise bizi derinden etkiliyor.

Puan: 8.5/10.

Merve Akçay.

Tarih Yazar degbek in DÜNYA EDEBİYATI, KİTAP, SOSYOLOJİ Yorum Yap