Belgelerim

"Tahminimce yine o anda bütün dini duygularım da uçup gitti. Bir daha hiçbir zaman Tanrı'nın varlığına ilişkin oyalayıcı mantık yürütmelere girişmedim, belki de sonradan Devamı

Söyleşi: Ahmet Büke

  Çok sevdiğimiz Ahmet Büke ile bir söyleşi yaptık. Lafı uzatmadan sizi söyleşi ile baş başa bırakıyoruz. Birkaç yıldır "Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi" adı altında on8blog'ta yazmaktasınız. Devamı

Tatar Çölü

Yazgı ne kadar gerçektir? Gerçekten dünyada şu ana kadar yaşamış o kadar insan belirli bir senaryoya bağlı kalarak mı yaşadı? Yani kimse biraz daha Devamı

Son Zamanlarda Ne Okudum

Merhabalar. Düşündük de, belki böyle belirli aralıklarla toplu bir şeyler yazsak güzel duracak. Bir yerden başlayalım dedik; ilk de ben yazayım dedim. Bundan sonraki yazılarda Devamı

Keçi Dağı

Keçi Dağı, Alaska yerlisi bir ABD vatandaşı olan David Vann'ın 2013 yılında yayımlanan romanı. Türkçeye çevrilip ülkemizde yayımlanması ise 2014 yılının sonuna doğru, Eylül Devamı

Belgelerim

"Tahminimce yine o anda bütün dini duygularım da uçup gitti. Bir daha hiçbir zaman Tanrı'nın varlığına ilişkin oyalayıcı mantık yürütmelere girişmedim, belki de sonradan Devamı

BEAT KUŞAĞI

Charles Bukowski ve Meat Kuşağı

bukowski&Meat2Bu gece size anlatmaya çabalayacağım kitap: Charles Bukowski ve Meat Kuşağı.

Şenol Erdoğan tarafından hazırlanmış, derlenmiş bu kitap, 6.45 yayınları tarafından geçtiğimiz ay ortalarında karşımıza çıktı, yayımlandı.

Şenol Erdoğan, bu kitaptan önce, Charles Bukowski ve Beat Kuşağı‘nı düzenlemiş ve bize Yolda’da tanıştığımız ya da yolumuzun başka yerlerde kesiştiği Beat Kuşağı insanlarının Bukowski ile ilişkilerini veyahut kendileri arasındaki ilişkileri anlatmıştı. Beat Kuşağı düzene karşıyken, Bukowski Beat kuşağına karşıydı ama bu onu düzen yanlısı yapmıyordu.

Kendi şiirini ve yazım tarzını bir kuşağa oturtan Bukowski, bu kuşağa Meat adını vermeyi tercih etti. Bu kelime kendisi gibi teksir makinesi kullanan şairleri tanımlıyordu. -şu son 2 cümleyi kitabın arka kapağından da ulaşabilirdiniz, ama arka kapak okumayı sevmeyen biri olarak –ki bunu tanıtım bülteninde merak içinde okumuştum– sizinle paylaşmak istedim.-  Bu kitapta sadece Bukowski’ye değil, aslında Bukowski’den çok Meat şairlerine rastlıyor, ulaşıyoruz.

Kitap Şenol Erdoğan’ın önsözümsü girişiyle başlıyor. Şenol Erdoğan burada aynen şöyle diyor: “Evet, ne diyordum, bu kitap bir Bukowski kitabı değil, MEAT adını da alan, benim ise Bukowski’nin şairleri olarak nitelendirdiğim içe kapalı bir ekolün[kendi yazdıklarıyla] aktarısı, ama kesinlikle bir antoloji zihniyeti değil ve sırf buradan uzak durması, okuru araştırmaya itmesi düşüncesiyle de şairler hakkında biyografik bilgiler vermekten kaçındım.”   ve bunu diyerek bizi ileri sayfalara güzelce hazırlıyor Şenol Erdoğan.

Güzel bir girişle bizi karşılayan -Şenol Erdoğan ne güzel yazmış-  bu kitap,  Meat Kuşağı şairlerinin -D. R. WAGNER. STEVE RICHMOND. A. D. WINANS. WILLIAM WANTLING. DAVID ROSKOS. FRITZ HAMILTON. JIM CHANDLER. ANN MENEBROKER. TODD MOORE. FRED VOSS. JOAN JOBE SMITH. GERALD LOCKLIN. DOUGLAS BLAZEK. NEELI CHERKOVSKI. GENE FOWLER. ALAN KAUFMAN. MARVIN MALONE. d.a. levy- yaşanmışlık, gözlem, pislik, acı ve nedense(!) bir bıkkınlık içinde yazdıkları yazılar ama genellikle şiirlerle devam ediyor. Bazen Bukowski’den bahsediyorlar, ama genellikle yaşadıkları burada ana konu.

Beat Kuşağını alaşağı edip, yere çalan bu şairler, daha cesur, daha gözlemci ve daha pislikler.

İçindeki görsellerin de -Bukowski ve Beat Kuşağı gibi- güzel ve önemli olduğunu söylemekte yarar var. Okuyun derim, ama önce Beat Kuşağı’nı okuyun. Seri havası bozulmasın.

Mehmet Erhan Üras

Tarih Yazar Mehmet Erhan Üras in BEAT KUŞAĞI, DÜNYA EDEBİYATI, KİTAP, ŞİİR, UNDERGROUND Yorum Yap

Ölüm Pornosu

Image

Bugün bahsedeceğim kitap, ülkemizi son yıllarda epeyce çalkalandırmış bir edebi eser: Ölüm Pornosu.

Dövüş Kulübünün yazarı Chuck Palahniuk’un esprili ve geniş araştırmalar sonucu yapılandırdığı romanı Ölüm Pornosu, Cassie Wright adlı bir porno süperstarının bir gecede 600 erkekle birlikte olmasını konu ediniyor. Roman, sırasıyla Bay 600, Bay 72, Bay 137 (hepsi sırasıyla Cassie ile birlikte olucak adamlar) ve Cassie’nin asistanı’nın perspektiflerinden aktarılıyor. Değişik bir anlatı yapısı olan roman, olabildiğince kışkırtıcı haliyle, Palahniuk’un diğer kitapları gibi, okuyucuyu karanlık insan doğasıyla yüzleştiriyor.

Cassie Wright, zamanının çok ünlü, fakat son zamanlarda unutulmaya yüz tutmuş, porno yıldızlarındandır. Son projesi olarak, bir gecede, kameralar karşısında 600 erkekle birlikte olucaktır. Palahniuk da, okuyucuyu Cassie ile doğrudan tanıştırmayıp, onu birlikte olucağı kişiler üzerinden okuyucuya tanıtır. Bay 600, Bay 72 ve Bay 137, Cassie ile bir yönden ilişkisi olan, ve bunu roman boyunca sorgulayan karakterlerdir. Roman ilerledikçe karakter yapısı ve ilişkileri karmaşıklaşır, olaylar iyice düğümlenir, ve sonunda akılalmaz bir çözüme ulaşır.

Palahniuk, roman boyunca okuyucuyu farklı alanların tarihi bilgileriyle donatır. Popüler kültürden tıbbi gerçeklere uzanan bu bilgilerin hepsi de cinsellik teması etrafında şekillendirilir. Palahniuk’un diğer kitapları gibi Ölüm Pornosu da uzun ve detaylı araştırmalar sonucu yapılandırılmış bir romandır.

Romanın adı yüzünden yayınevi (Ayrıntı) ve tercümanı (Funda Uncu) dava konusu olmuş, kitaplar toplatılma-toplatılmama arasında cirit atmıştır.

Bunca tartışmaya sebebiyet vermiş kitabı okuyun derim.

8/10

Mert Eney

Tarih Yazar Mert Eney in DÜNYA EDEBİYATI, KİTAP, UNDERGROUND Yorum Yap

Bahama Kuşkusu

Bugün size “Bahama Kuşkusu”  serisini tanıtmaya çalışacağız. Şimdilik 8 kitaptan oluşan bu seri, 6.45 Yayınları tarafından yayımlandı.

tumblr_lst5wlzg9a1qds65lo1_5001) Veronica Pompa İstiyor

Mehmet Ada Öztekin tarafından kaleme alınan ve kendi tabiriyle bir ‘Kadiköy Western’i olan bu kitap belirli bir giriş-gelişme-sonuç bölümüne sahip olmadan, gelişme bölümünde bir kesit sunuyor. Kitap zaten kısa olduğu için, daha fazla hakkında bilgi vererek gazını kaçırmak istemediğimiz bu öykü, okuyucuya farklı bir deneyim sunmayı vaat ediyor.

225320b2) KTN: Kişisel Toplantı Notları

Başta,  Kaybedenler Kulübü’nü izleyen ‘abi hiçbir kız bize bakmıyor, kimse beni anlamıyor ama gideyim sinemada Cansu’ yla yiyişeyim’ diyerek ortalıkta gezmeye başlayan, facebook duvarlarında aforizmalar paylaşan lise 2. sınıfların ellerinde gördüğümüz bu kitap, oturup adam akıllı  okunduğunda sizi ters köşeye yatırıyor. Altıkırkbeş editörü Kaan Çaydamlı’nın kaleme aldığı KTN yani Kişisel Toplantı Notları, yazarın kısa öykülerinden ve hayat kesitlerinden oluşan derin ama sıkmayan bir yapıt. Bir öykünün Antalya Koyu Siyah’da yazılmış olması da bizi duygulandıran ögeler arasında.

“gerçekten öyleydi, inanın.

uzun, ışıksız ve soğuk bir yoldu, elini adamın göğsünde ısıttı. sonra sevişelim dedi, doğurmak istiyorum kendimi!

hiçbir kadın doğuramaz(mı)

beni yeniden!(?)”

 Fug-Intihar-Notlari__50441045_0   3) Füg: İntihar Notları

Şenol Erdoğan‘ın başlıksız kısımlar halinde yazdığı, bazen öykü, bazen şiir ama çoğunlukla deneme olan parçaların güzel bir bileşimi. Dylan Thomas ve Jack Kerouac gibi 6.45′ten pek çok kişiyi etkileyen  insanlar gibi, kitabın atfedildiği k.’ya yazılmış bir kısımlar var olmasına var ama yine de intihar her yerde.

“”bazan” demiştim,  -bilirsin- “bir kadeh rakı, 44′lük bir wesson etkisi yaratabilir.” Öyle olmadığını bildiğimin farkındaydım ama aynı anda teşbihin anlamını yitirdiğinin ve cümlenin bensil doğruluğunun farkındaydım. “

 Not: Depresifseniz elleşmeyin.


GREGOR-EVDEKi-GERGEDAN_112378_14) Gregor: Evdeki Gergedan

Başlıktan da anlayabileceğiniz üzre, evde bir gergedan var. Üstüne üstlük albino, sevişmeleri dinlemekten hoşlanıyor ve iletişim kurmak istediği tek kişi Tek Tüy (bir karga). Kişisel alanına saygı duyulmasını isteyen bu korkunç gergedanı anlatan dizelerden bir örnek:

“Sorunlarını lafı uzatmadan söylerdi.

Çok kendi kendine.

Çok gece gece.”

“Arada bana küfür ettiğini biliyordum.”

 

siyaha-ovgu-onkapak5)Siyaha Övgü

Kitap Berkeley mezunu sağlam müzisyen Çağrı Erdem tarafından yazıldı. Kitap, serinin diğer kitapları gibi farklı. Ortalama bir kitap olduğunu söylemek gerekiyor, ama okuyan ya çok beğeniyor, ya da soru işaretleriyle kalıp kitap hakkında pek de iyi konuşmuyor.  Kitabın “şiirimsi” bir kitap olduğunu söyleyebiliriz. Kitaptan mükemmel bir alıntı:

“Bana şu çektiğin şeylerden 5-10 paket daha ver

Bir de içkimi tazele ve

Zihnimdeki sorumluluklardan arındır beni.

O zaman aklın ve hayalin alamayacağı şeyler üstlenebilir,

veya, en azından

inanabiliriz.

Bir düşün sen.”

images6)Kutsal Penis ve İşe Yaramaz Kafatası

Benim için serinin en güzel kitabı. Yazar,  Arman Kal, kendine biri “harikalar(!) diyarı”  yaratmış. Kitabın içine girdiğinizde bitirene kadar ister-istemez çıkamıyorsunuz. Kahramanımız Kutsal Penis’e dönüştükten sonra işler iyice güzelleşiyor ve kitap adeta felsefi bir kitaba dönüşüyor. Kitabı okuyunca Alice’in -aslında bu kitabın kahramanlarından değil- o kadar da masum olmayacağını göreceksiniz.

“Ayaklarımın dibine kadar sokuldu ve “bugün, yarın, dün, geçmiş, gelecek, an hadi kalksana lan” dedi ve yığılıp yere düştü.”

Bu kitap, kesinlikle bir Kaybedenler Kulübü tribi.

3945027) Koza

Kitap, ismi çok güzel olan, Sevgi Saygı imzası taşıyor. Diğer yedi kitaba göre Koza, olay örgüsüne en çok sahip olan kitap.. Bir kadın, uzaktan tanıdığı bir arkadaşının cesediyle baş başa kalıyor. Sahipsiz cesedin ailesine ulaşma sürecini ve  cesedin, Tarık’ın, başına neler geldiğini araştırmasını anlatıyor. Bu süre içinde iyice Tarık’ın evine yerleşen kahramanımız, evde Tarık hakkında bir iz bulmaya çalışıyor.

  Ayrıca Sevgi Saygı, kitabı birkaç yan hikaye ile iyice güzelleştirmiş.

“A, evet” dedim, “tanıyorum tabii… Arkadaş…”

“Sizin arkadaş” dedi, ” ve bir es verdi, “Ölmüş”

“Neden ben? O kadar da yakın arkadaşım değildi. Ailesini falan arasanız” dedim.

“Bir tek sizin numaranızı bulduk” dedi.

“Öleli üç gün oldu ve hayatım tam bir cehenneme döndü.”

 

itDevrimeek_medium8)İt

Kitap Devrim Altıkulaç tarafından yazıldı. Bu kitap yazarın serideki 2. kitabı.  Kitap, Köpekler, Orospu Çocukları ve Av olmak üzere üç bölümden oluşuyor.  Devrim Altıkulaç, Gregor: Evdeki Gergedan’a göre bence daha iyi bir iş çıkarmış. Okurken kitaba vuruluyorsunuz. Ayrıca kitabın görselleri mükemmel olmuş.

“Onlar dindar, liberal ve aydın gibiydiler. Her birinin ait olduğu benzer kümeleri vardı. Ben çoktan küme düşmüştüm.”

“Adam barda korktu, ‘Buradan sağ çıkılmaz’ dedi. Oysa çıkılırdı. (ya da çıkılmazdı). Ben çıkmamayı denemiş, çıkmıştım.”

 Son olarak, tüm bu mükemmel tasarımların Erol Egemen’e ait olduğunu söylemeden geçmeyelim.

Berk Çapar, Merve Akçay, Mehmet Erhan Üras.

 

Tarih Yazar degbek in KİTAP, TÜRKÇE EDEBİYAT, UNDERGROUND Yorum Yap

Ölü Şehrin Radyosu

Görsel
.
Bugün tanıtmak için debeleneceğim kitap: Ölü Şehrin Radyosu

Bu kitap, Şenol Erdoğan imzası taşıdığı için, altıkırkbeş yayınlarından basılmış olması çok da şaşırtıcı olmasa gerek.

Pkk ile TC’nin askeri olarak en çok karşı karşıya geldiği ve iki taraftan da en çok kan döküldüğü süreçte askerliğini yapan Şenol Erdoğan, 172 gün boyunca sınır ötesi tezkere dolayısıyla Kuzey Irakta, kalan askerlik süresini de Şemdinli Çukurca gibi ‘Sıfır Nokta’ olarak adlandırılan yerlerde bulunmuş. O dönemde yazarın kendi içinde yaşadığı asker-sivil çatışmasını ele alan bu roman, yazarın belleğinden atamadığı ve yıllar geçmesine rağmen hala taze olan çarpıcı anıların kağıda dökülmesiyle oluşturulmuş.

Emekli bir albayın ‘PKK ile mücadele yıllarım’  tarzı bir anı kitabından çok daha farklı hatta tamamen zıt olan bu roman, milliyetçilik duygularını bir kenara bırakıp; 20 ila 30 yaşları arasındaki insan olgusuna odaklanarak  ölmek ya da öldürmek kavramlarını sorguluyor.

Yazar kitabına bir alt başlık olarak  ‘Bir Kuzey Irak Pornosu’  ismini eklemiş.Bahsettiği porno kavramı savaşın insan üzerindeki etkisi.Ekstrem hava koşullarında yürünen onlarca kilometreler, hayatta kalmak ve biraz da kan mizahı bu pornonun cast ekibi.

Sözlerimi Şenol Erdoğan’ın kitap hakkındaki düşüncelerini içeren bir paragrafla bitiriyor, keyifli okumalar diliyorum.

Pornografiden uyuşturuculara, gerilla savaşından şehit politikasına, rock n’ roll’dan ceset torbalarına, Çillerden punk’a, Irak’tan Kadıköy’e, dağdan şehre, helikopterlerle servis edilen “Ödül Baklavaları”na kişisel bir aktarı!

(8/10 )

Berk Çapar.

Tarih Yazar degbek in KİTAP, TÜRKÇE EDEBİYAT, UNDERGROUND Yorum Yap