Belgelerim

"Tahminimce yine o anda bütün dini duygularım da uçup gitti. Bir daha hiçbir zaman Tanrı'nın varlığına ilişkin oyalayıcı mantık yürütmelere girişmedim, belki de sonradan Devamı

Söyleşi: Ahmet Büke

  Çok sevdiğimiz Ahmet Büke ile bir söyleşi yaptık. Lafı uzatmadan sizi söyleşi ile baş başa bırakıyoruz. Birkaç yıldır "Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi" adı altında on8blog'ta yazmaktasınız. Devamı

Tatar Çölü

Yazgı ne kadar gerçektir? Gerçekten dünyada şu ana kadar yaşamış o kadar insan belirli bir senaryoya bağlı kalarak mı yaşadı? Yani kimse biraz daha Devamı

Son Zamanlarda Ne Okudum

Merhabalar. Düşündük de, belki böyle belirli aralıklarla toplu bir şeyler yazsak güzel duracak. Bir yerden başlayalım dedik; ilk de ben yazayım dedim. Bundan sonraki yazılarda Devamı

Keçi Dağı

Keçi Dağı, Alaska yerlisi bir ABD vatandaşı olan David Vann'ın 2013 yılında yayımlanan romanı. Türkçeye çevrilip ülkemizde yayımlanması ise 2014 yılının sonuna doğru, Eylül Devamı

Belgelerim

"Tahminimce yine o anda bütün dini duygularım da uçup gitti. Bir daha hiçbir zaman Tanrı'nın varlığına ilişkin oyalayıcı mantık yürütmelere girişmedim, belki de sonradan Devamı

Gizli Ajans

Görsel
Bu gece size tanıtmak için çırpınacağım kitap : Gizli Ajans.

Son dönem Türk Edebiyatı’nın sükse yapan isimlerinden Alper Canıgüz imzası taşıyan bu roman, yine son dönem Türk Edebiyatı’nın en büyük destekçisi haline gelen İletişim Yayınları tarafından basılmış.

Uzay-zaman çizgisinde sık sık aptallaşmanızı sağlamayı adeta görev edinen bu kitap, Musa isimli bir reklam yazarının bir reklam şirketinde yaşadıklarını anlatıyor. Kitabın kapağında rastladığımız Şeytan Bey isimli kedi ise bu şirketin sahibi.

İlk sayfalarından itiraben neyin gerçek neyin hayal olduğunu karıştırmaya başladığımız bu roman Brezilya pembe dizileri ve Inception’dan farklı olarak bilim kurgudan da beslenmiş. Ancak benim gibi bilim kurgu sevmeyenleri bile affalatan bu kitabı farklı kılan şey ise şüphesiz Alper Canıgüz’ün zekası ve onun sahip olduğu özgün üslubu.

Birçok resmi eleştirmenin yanı sıra, onlarca ‘kayıt dışı eleştirmen’ sıfatındaki sözlük yazarlarına da kendini sevdirmeyi başaran bu roman 21.Yüzyıl Türk Edebiyatı’nın en çarpıcı eserlerinden.Kitabı bitirdiğinizde ‘keşke yanımda bi’ kişi olsaydı da sabaha kadar kitabı tartışabilseydik’ diyorsunuz.

Kaan Sezyumdan,Tesla’ya ; Prens Charles’dan Küçük Prens’e kadar birçok farklı karakteri barındıran bu kitap hakkımdaki yazımı, İletişim Yayınlarının Kapak yazısından bir parça ile bitiriyor, keyifli okumalar diliyorum.

‘Alper Canıgüzden yine eğlenceli,heyecanlı ve kışkırtıcı bir absürd macera’

(9/10)
Berk Çapar.

Tarih Yazar degbek in KİTAP, TÜRKÇE EDEBİYAT Yorum Yap

Ses Taklitçisi

Görsel

Bugün size tanıtmaya çalışacağım kitap: Ses Taklitçisi

Açıkçası Yapı Kredi Yayınları’nın neden ikinci kez bastığını anlayamadığım bu underrated kitabın yazarı Thomas Bernhard.

Hollandalı yazar diğer kitaplarındaki üslubunu bozmayarak bu kitapta da otobiyografik bir öykü kaleme almış.Otobiyografik derken ‘Hollanda’da doğdu Beşiktaşlı oldu’ gibi bir tek düzelikten kaçınıp hayattaki sıradan detayları kaleme almış.
Kitap onlarca tek paragraflık öykülerden oluşuyor ve bunların çoğu hayatta gözleyip,dikkat etmediğimiz şeyler.
Salinger’a  adeta tepki olarak doğan yazarımız bu kitabında da uzun metrajlı kısa öyküler yazmış.Ancak kitabın öyle bir anlatımı var ki, yazarın yazdığı dizeleri ‘duyabiliyorsunuz’.Açık konuşmak gerekirse bu biraz da ürkütücü.

Yazımı YKY’nin kitabın arka kapağına yazdığı yazının son paragrafı ile bitiriyor,iyi okumalar diliyorum ;
Ses Taklitçisi; sıradanlıkta görünmeyen gerçeğe bir nokta vuruşu.

(7/10)

Berk Çapar.

Tarih Yazar degbek in DÜNYA EDEBİYATI, KİTAP Yorum Yap

Bu Bir Pipo Değildir

Bugün (ve ilk defa) bahsedeceğim kitap: Bu Bir Pipo Değildir

Image

Fransız düşünür Michel Foucault tarafından yazılan bu güzide kitap, Selahattin Hilav tarafından çevrilip, Yapı Kredi Yayınları tarafından basılmış. İçinde kitabı İngilizceye çeviren James Harkness’ın yazdığı önsöz, Foucault’nun Belçikalı ressam René Magritte’in bazı resimleriyle ilgili yazıları ve Magritte’in Foucault’ya  yazdığı iki mektup var.

Adından da anlaşılabileceği gibi Foucault, Magritte’in “Bu Bir Pipo Değildir” adlı tablosuna yoğunlaşmış.

.Image

Ama sadece tek bir resmi de değil, Magritte’in birçok tablosundaki “kelimeler ve şeyler”in ilişkisini inceliyor Foucault. Acaba Magritte bariz bir şekilde pipo olan bir desenin altına niçin onu olumsuzlayan bir cümle yazdı? Bu cümlede konuşan kim? Bu tarz soruların uçuklatıcı cevaplarını arıyor Foucault.

Soruların arasında Klee ve Kandinski’den de bahsederek, dilin resimle ilişkisinin kısa bir tarihini veriyor. Benzeyiş ve andırış, resimler ve kelimeler, gösterge ve ileri-sürüş arasındaki ilişkiyi irdeleyerek, Magritte’le görüşüp, araştırmalarından eksik kalmayarak bize iyi düşünülmüş cevaplar sunuyor.

Kitabı yavaş yavaş, anlayarak ve bazen dışımdan okumam gerekse de çok çarpıcı buldum. Sadece 47 sayfa olmasına rağmen, kafamdaki soruların neredeyse hepsine cevap verdi.

“Gördüğümüz, gördüğümüz müdür? Bu bir pipodur. Mudur?”

Daha önce Foucault okumamış bir insan olarak söyleyebilirim ki, çekinmeyin, okuyun. Magritte’in eserlerindeki ilintileri çok daha iyi kavrayabileceksiniz. Kim bilir, belki bundan sonra Foucault’nun Kelimeler ve Şeyler kitabına geçiş yaparsınız.

Puan: 9/10

Merve Akçay.

Tarih Yazar degbek in DÜNYA EDEBİYATI, KİTAP Yorum Yap

Ve Hipopotamlar Tanklarında Haşlandılar

hipopotamlarBugün tanıtacağım kitap: ve hipopotamlar tanklarında haşlandılar.

Sel Yayınları tarafından 2009 yılında yayımlanan bu kitap, Jack Kerouac ve William Seward Burroughs imzalarını taşıyor. Beat kuşağının bu 2 öncü yazarının elinden çıkan bu kitap, Beat kuşağının ilk kitabı sayılabilir.

Burroughs radyoda bir sirk’in yandığının anons edildiğini duyar. ilgisini çeken kısım ise haberleri sunan kişinin “and the hippos were boiled in their tanks”  demesidir. Kitabın adı böyle ortaya çıkmıştır.

Beat kuşağının yazılan ilk kitabı olduğu düşünülen bu kitabın basımı yıllar sürdü.  Arkadaşları olan Lucien Carr, ölene kadar kitabın basılmamasını istemiştir. Nedeni ise kitabın kendisinin işlediği bir cinayeti anlatmasıdır. Kitabın basıldığını görmeye maalesef 2 yazarın da ömrü yetmemiştir.

17 yaşındaki Lucien Carr -kitaptaki adı ile Phillip Tourian- , kendisine aşık olan 40 yaşlarındaki homoseksüel bir bireyi öldürür.  Olay, 2 farklı anlatıcı  -Burroughs tarafından yazılan Will Dennison ve Kerouac tarafından yazılan Mike Ryko- tarafından anlatılmakta.

Kitabın ayrıca beyaz perde uyarlaması olan “Kill Your Darlings” bu yıl gösterime girecek. Oyuncuların arasında Michael C. Hall, Daniel Radcliffe gibi isimler de yer alıyor.  Film hakkında bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca kitabın çevirmeninin Dost Körpe olması kitabı daha da çekici kılıyor. Kitabın son sözü beat kuşağı ile ilgili birçok bilgi içeriyor. İlgilenenlerin ve ilgilenmek isteyenlerin okumasını kesinlikle öneriyorum.  Hipopotamlar, beat kuşağı okumaya başlamak isteyenler için iyi bir başlangıç.

ginsberg

Puan: 8/10

Mehmet Erhan Üras.

Tarih Yazar Mehmet Erhan Üras in BEAT KUŞAĞI, DÜNYA EDEBİYATI, KİTAP Yorum Yap

Hikayem Paramparça

Bugün tanıtacağım kitap Emrah Serbes’in son kitabı : Hikayem Paramparça

Kitap şaşırmayacağınız ve beklediğiniz üzere İletişim Yayınları tarafından basılmış.Emrah Serbes’e ait kısa bazı öykü ve yazılardan oluşan bir derleme aslında bu.
Görsel
Eğer bir afili filintalar okuyucu iseniz, bu kitaba kitapçıda şöyle bir göz atarken ‘aa ben bunu biliyorum ya’ demeniz şaşırtıcı olmaz çünkü kitap, Emrah Serbes’in afili filintilar adlı sitedeki yazılarından oluşmakta.Aynı zamanda kimi yazılar, yazarın Birikim dergisinde yazdığı döneme ait parçalar.

Normal bir yazar böyle bir şey yapsa ‘maddi kaygı’ olarak nitelendirebiliriz ancak söz konusu yazar Emrah Serbes olunca kitabı birkaç kez okuyarak hala etkilenme şansı buluyorsunuz.Kısaca yazar kendisine gelen vahiyleri kitap haline dönüştürmüş.

Galip İşhanı isimli kitaptaki en uzun öyküyü ise ilk kez burada okuma şansı buluyoruz.Serbes’in diğer yazıları gibi bu öykü de çarpıcı ve etkileyici.

Hrant Dink’ten, çocukluk aptallıklarına; mahallede yapılan maçlardan DTCF’deki politik ayrıştırmalarına; bazen de sadece aşk öykülerine rastlayabileceğiniz bu kitabı okumamanız sizi eksik kılacaktır.

Kitaptaki fotoğraflardan bahsetmemek de aptallık olur.Kitapta bolca fotoğraf var. Hepsi foto muhabiri Ümit Bektaş tarafından kitabın içeriği için özenle çekilmiş; oldukça kaliteliler: Ustaca. Her hikâyenin yansıması gibiler.

‘Görünmez bir kadın görünmez bir duvara çarptı ve kimse bunu görmedi’

Kitaptan daha fazla alıntı yapmayacağım.Kolanın gazını kaçırmak istemem.İletişim yayınlarının kitap arkasından seçtiğim bir paragrafla yazıma noktayı koyuyorum;

‘Emrah Serbes, hayatı kendine katık eden, sokaktan çağlayan bir sesle yeraltının dumanını anlatıyor bize. Bitmez bir ergen öfkesiyle kuyuya düşmüş çocuklara sesleniyor.’
Puan (9/10)

Berk Çapar.

Tarih Yazar degbek in KİTAP, TÜRKÇE EDEBİYAT Yorum Yap